Operasyondan çıktığınızda burnunuzun üstünde bir miktar baskı uygulayan bir atel ve burun içinde silikon destekler olacaktır ve burnunuzdan nefes almakta zorlanacağınız için ağzınızdan nefes almaya kendinizi şartlamanız gerekmektedir. Ayrıca anestezinin etkisi nedeniyle bir miktar mide bulantısı anesteziden uyanma sonrasında sizi ilk bekleyecek problemler olacaktır. Belirli bir uyanma döneminden sonra odanıza alındığınızda saatte yaklaşık 15 dakikalık buz uygulama, göz çevrenizde oluşacak morluk ve şişlikleri engellemeye yardımcı olacaktır. Burun içini yıkamak için okyanus suyu ve burun girişinizdeki kabuklanmayı engellemek için pomadlar kullanmanız önerilecektir. Genel anestezi alacağınız için operasyon sonrası gece hastanede kalmanız gerekecektir ve sabah size önerilen antibiyotik ve ağrı kesicilerle evinize dönebilirsiniz. Operasyondan çıktıktan sonra göz çevresinde oluşacak ödem ve morlukları engellemek için saatte 15-20 dakika buz uygulanması uygundur. Bu dönemde her operasyon sonrasına olduğu gibi antibiyotik ve ağrı kesici tedavisi alacaksınız. Ayrıca küçük dozlarda da olsa steroid ödemi engellemek için hastanede kaldığınız sürece uygulanacaktır. İlk birkaç gün burun kanaması olabilir ancak bu rahatsız etmeyecek kadar az miktarda olacaktır. Hastaneden çıktıktan sonra yaklaşık 15 gün okyanus suyu ile burun içini yıkamanızı ve daha sonra pomadlar ile nemlendirmeniz önerilir. 5. Gün burun ucundaki dikişler alınır. 7-10. gün ise burun içine uygulanan splint ve burun sırtına yerleştirilen atel alınır. Bu dönemde burnunuzu ilk kez görmüş olacaksınız ve muhtemelen aşırı ödemli olacaktır. Bur dönemden sonra en önemlisi burnunuza travma almamanızdır. Yaklaşık 6 ay civarında ödemleriniz gerileyecek ve burnunuz asıl şeklini alacaktır.

Burnunuz açısından eğrilik olarak bahsedilen şey burnu içerden iki parçaya bölen, perde şeklindeki yapı olan Septum'un eğriliğidir. Bu eğrilik solunum yolunda daralmalara yol açarak solunum güçlüğüne neden olabilir. Düzeltme operasyonlarında genelde bu eğriliğe yol açan septum kıkırdağı da düzeltilir. Bunun yanı sıra burun sırtındaki kemer gibi göze batan unsurlar alınarak cinsiyete uygun ve estetik bir burun yapısı oluşturmak amaçlanır. Erkek burnu, erkek yüzüne uygun olarak daha kalın hatlara sahiptir. Kabaca özetlersek; erkek burnu sırtının düz, kadın burun sırtının ise hafif iç bükey olması amaçlanır. Ayrıca burun ucu açısının erkekte kadından daha düşük olması gereklidir.  

Burun ucunu sadece bir miktar yukarıya kaldırmanın amaçlandığı durumlar için iple asma ve mini-rinoplasti gibi çok kısa süreli işlemler mevcuttur. Lokal anestezi altında bu işlemler çok sert olmayan burun ucu kıkırdak yapılarında uygulanabilirler. Ancak kıkırdak direncinin çok yüksek olduğu durumlarda bu kıkırdakları çevre yapılardan ayırmak ve yeniden şekillendirmek gerekeceğinden tip-plasti dediğimiz burun ucu düzeltme işlemi önerilmektedir.

Burundaki kemik eğriliği ile Faranjit'i birebir ilişkilendirmek zor ama başka şeyler olabilir mesela sinüzit olabilirsiniz vb... Burundan nefes alma problemi de varsa ameliyat olmak gerekir.
 Burun ucu düşmesi; yapılan işlem ve biraz da sizin iyileşme potansiyelinizle bir bütün ama bundan korkarak ameliyat olmamanız yanlış olur. Sağlığınız için önemi yanında çok küçük bir ihtimal. Burnunuzun şeklinde bir bozulma olması için, şekli oluşturan kıkırdak yapılara müdahale edilmesi gerekir. Ki genelde bu şekli düzeltmek için yapılır. Bozmak için değil. Ayrıntılı bir muayeneden sonra ameliyatının nasıl olması gerektiği hakkında bu istediğin daha ayrıntılı bilgiler verilebilir.

Evet böyle bir işlem var ve estetiğe giriyor... Ameliyat sonrası yüz hareketleri için bir kısıtlama mevcut mu? Gülme, esneme, hapşırma gibi... Böyle bir kısıtlama bulunmamaktadır ancak yine de ani ve sert hareketlerden kaçınmanız ve burnunuzu travmalardan korunmanız şarttır.

Bu gerçekten zor cevaplanacak bir soru. Hastanın yüzüne uygun ölçülerde, cinsiyetine uyan burun açıları ve büyüklüğü dikkate alınarak ve aynı zamanda solunum fonksiyonu tam olarak yerine getirebilecek bir burun oluşturmak temel amaçtır. Ancak tüm bunların ötesinde, hastanın istekleri de göz önünde bulundurulmak zorundadır.

Burun operasyonları için en sık tercih edilen teknikler açık ve kapalı rinoplasti kesileridir. Kapalı rinoplastide tamamen burun deliklerinin içinden kesiler yapıldığından, dışarıdan bir iz görülmesi mümkün değildir. Açık rinoplastide ise burun delikleri arasındaki kolona da kesi uygulanır. Ancak bu kesi de çok küçük olduğundan operasyondan bir süre sonra fark edilmesi çok güçtür. Açık tekniğin avantajı her şeyin çok daha net görülerek şekillendirilebilmesi iken, kapalı rinoplastinin avantajı burun delikleri arasındaki kolonda iz bırakmaksızın ve burunda dolaşımında herhangi bir bozukluğa yol açmaksızın uygulanabilmesidir.

Bu konu halen neredeyse her burun ile ilgili toplantıda gündeme gelmektedir ve her iki tipinde neredeyse eşit sayıda savunucusu vardır. Kapalı rinoplasti burun delikleri arasında yer alan yapının kesilmeden sadece burun delikleri içinden yapılan kesilerle uygulanan bir teknik olup, avantajı daha az iz ve daha korunmuş bir burun ucu dolaşımıdır. Açık rinoplastide her şeyin apaçık gözle görülmesi ve daha rahat şekillendirilebilmesi avantajı mevcuttur. Her ne kadar burun delikleri arasındaki kolonda bir kesi yapılsa da ve bu bir iz dezavantajı oluşturuyor gibi görünse de, bir süre sonra bu izin fark edilemeyecek kadar azaldığı bilinmektedir. Açık rinoplastide bir dolaşım dezavantajı mevcuttur ancak bu dezavantajın gerçek bir dolaşım bozukluğuna yol açtığı durumlar son derce nadirdir. Ben burun operasyonlarımı açık teknikle uyguluyorum. Bahsi geçen dezavantajlarla ilgili herhangi bir problemle karşılaşmadım. Ayrıca tüm anatomik yapıları çok daha titizlikle düzenlemede bu tekniğin daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

Whatsapp
Facebook
Twitter
Instagram
Online Randevu